16 Mart 2009 Pazartesi

Gurbette Eskişehirsporlu Olmak

27 Şubat 2009 akşamı Haydarpaşa Tren Garı'nda rutin yolcuların yanında farklı bir grup vardı. Siyah-kırmızı giyinmiş yaklaşık 30 kişi ayak üstü sohbet ediyor; ekibin toparlanmasını bekliyordu. Etrafta şaşkın bakışlar vardı. Çünkü o hafta sonu Eskişehir'de Eskişehirspor - Kayserispor maçı oynanacaktı; ancak bu 30 kişilik kitle İstanbul'daydı ve EsEs taraftarıydı. Yoldan geçenler "Herhalde bu hafta Eskişehirspor'un maçı İstanbul'da" diye konuşuyorlardı kendi aralarında. Bilmedikleri ise, bu 30 kişinin Eskişehir'den kilometrelerce uzaklarda yaşayan, kendilerine Gurbetin Kırmızı Şimşekleri diyen taraftarlar olmasıydı.

Anadolu Ekspresi ile yola çıkan grup gece yolculuğu olmasına karşın uyumamaya kararlıydı ve Yemekli Vagon'a geçti. Orada henüz tren hareket etmeden çeşitli tezahüratlarla eğlenmeye başlamışlardı bile. Yemekli vagonun diğer yolcuları da biraz şaşkınlıkla ama genellikle sempatiyle tıpkı garda olduğu gibi izliyordu bu memleket sevdalılarını. Bilinenin aksine hiç küfür kullanmadan yapılmış bir çok beste vardı ve Eskişehirsporlular bu trende yalnız olmadıklarının bilinciyle en kibarlarını seçip söylüyorlardı kendi aralarında. Diğer yolcuların da tebrik ve takdirleri kabul edilirken yola çıkıldı.

Tren hareket ettikten sonra duraklara yaklaştıkça coşku daha da artıyordu. Çünkü, Haydarpaşa Tren Garı'ndan Boğazın Kırmızı Şimşekleri, Trakyanın Kırmızı Şimşekleri ve bu yolculuğun havasını yaşamak için sabahtan İstanbul'a gelmiş olan BursaESES oluşumuna İzmit Tren Garı'ndan Körfezin Kırmızı Şimşekleri de eklenmişti. Artık Gurbetin Kırmızı Şimşekleri tamamlanmıştı. Arifiye, Bilecik ve Bozüyük duraklarında bekleyen insanların gecenin o saatinde neşesini hiç bozmayan taraftarlara bakışı görülmeye değerdi.

Saatler sabaha karşı üçü gösterirken Eskişehir'e kadar hiç yorulmadan tezahüratlarla gelen ekip Eskişehir Tren Garı'ndaki mutlu yüzler tarafından karşılandı ve ayazı meşhur sokaklarda dolaşmaya başladı. Önce Kızılcıklı'daki havuzlu heykelin etrafında poz verip fotoğraf çektirildi . Ardından Onur İşkembe'den kızgın tereyağlı işkembe içildi. Sabah buluşmak üzere evlere dağılan ekibin bir kısmı sıcak sulara gidip hamama girdi.

Ertesi gün maçı 1-0 almış olmanın getirdiği mutlulukla tekrar yola çıkan ekip Cumhuriyet Ekspresiyle iki katı neşe içinde gurbet yoluna düştü. Bu yazının bu kadar geç yazılmış olması da ayrı bir yazı konusudur.


15 Mart 2009 Pazar

1 Sana 2 Bana

Eskişehirspor Bursaspor maçı tribünlerde güzel görüntülere sahne oldu. Bu sezonun başında kadro dışı bırakılmasına rağmen Paf Takım ile idmanlara çıkıp formasını yeniden kapan ve savaşçı kimliğini sahaya yansıtarak Eskişehirspor'a çok büyük katkı sağlayan Emre Toraman için talihsiz bir maç oldu. İlk yarı kendi kalesine iki gol atarak oyundan çıkarılan Emre göz yaşlarına hakim olamadı. Bursaspor hanesine yazılan bu iki gole Vucko cevap verdi ve maç 2-1 bitti.

Hiçbir futbolcu kendi kalesine gol atmak istemez. Taraftar Emre Toraman'a bu zor dönemeçte destek olmalı. Performansının yükselişte olduğu bir zamanda bu talihsizliği yaşaması çok üzücü bir durum. Emre'ye kalan 10 maçta çok ihtiyacımız olacak.

Atılan 3 golün de Eskişehirspor'dan gelmesine rağmen maçın mağlubiyet ile sonuçlanması moral açısından takımı olumsuz etkiledi. Buna rağmen takım olarak iyi mücadele ettik. Bir çok pozisyondan yararlanamadık. Talihsiz yenilgiye rağmen iyi futbol Galatasaray maçı için bizleri umutlandırdı.

12 Mart 2009 Perşembe

Eskişehirspor - Bursaspor

Sezonun ilk yarısında Bursa deplasmanına gitmiştik. Bursa'da karanfillerimizi dağıtarak stadyuma ulaştık. Siyah-kırmızı ve yeşil-beyaz kartonlarlarımızla iki takım arasındaki dostluğu yansıtmış, iyi futbolla üç puanı almıştık. Bizleri dostça karşılayan Bursaspor seyircisi yine dostça uğurladı.

İki takım arasında geçmişte yaşanan istenmeyen olaylardan bahsetmiştim. Bursaspor ve Eskişehirspor Türkiye'nin en büyük camiaları arasındadır. Bu iki büyük camianın da böyle kötü olaylarla anılması yakışık almazdı zaten. Yarın Bursa'da yaşayan Eskişehirsporlular ile Bursasporlular arasında bir dostluk maçı oynanacak. Bu organizasyonu düzenleyenleri kutluyorum.

Kısaca maç öncesini yorumlayacak olursak; sonuç Eskişehirspor'u daha fazla ilgilendiriyor. Eskişehirspor bu maçtan sonra İstanbul'da sırasıyla Galatasaray ve Fenerbahçe ile iki önemli maça çıkacak. Bu maçtan alacağı bir galibiyet İstanbul deplasmanlarında takımı önemli ölçüde rahatlatacaktır. Bu yüzden kazanmaktan başka çaresi yok. Bursaspor ise kazansa da kaybetse de sonraki haftalarda çok etkilenmeyecektir. Ama her şeyden önemlisi dostluğun kaybetmemesi.

11 Mart 2009 Çarşamba

Şampiyonlar Ligi 10-11 Mart

10 Mart maçlarını yorumlamak istemiyorum. Kendi çapımda değerlendirmmiştim dün maçları. Hiç biri de beklendiği gibi olmadı. Star'dan izledim Liverpool-Real maçını. Real'in bu duruma düşeceğini tahmin etmemiştim hiç. Juve'nin aldığı maçı vermesi, turu resmen hediye etmesi, Pana'nın beklentileri boşa çıkarması vs. Dün değişik bir gündü CL'de.

Bugün ise her şeyin beklenen gibi olacağını tahmin ediyorum. Barcelona'nın gol yağdıracağını, Roma'nın baskılı oynayarak düşük skorla kazancağını, ki uzatma bekliyorum bu maçta, Man Utd'nin Barcelona gibi rahat bir skorla turu gerçeceğine inanıyorum. Porto-Atletico maçından da bol gol bekliyorum. Porto tura daha yakın gözükse de, bu maçın da uzatmaya gideceği beklentisi içindeyim.

Açıkçası iddaa kuponları vermeyi de pek sevmem. Ama arada değişik sistem kuponları sunacağım buradan. Hiç biri tutmazsa eğer yorumlarınızda her şey serbest... Bugünkü sistem kuponumun tutma olasılığının düşük olduğuna inanıyorum ama yine de oynadım. Neyse, aşağıya yazıyorum. Değerlendirmesini yazamayacağım, artık çok geç oldu. Kafanıza yatarsa oynayın derim.

Barcelona-Lyon İlk Yarı Beraberlik
Porto-Atletico İlk Yarı Atletico
Man Utd-Inter İlk Yarı Man Utd
Roma-Arsenal Maç Sonucu Roma
Fulham-Blackburn Maç Sonucu Beraberlik

Şansınız bol olsun...

10 Mart 2009 Salı

Kılpayı

53 kez milli formayı giyen ve milli takımımızın kaptanlığını yapmış olan efsane futbolcumuz İsmail Arca'nın dilinden Eskişehirspor'un kılpayı kaçırdığı şampiyonluğun hikayesi:

1969 senesinin Mayıs ayında burada (Eskişehir'de) Galatasaray maçını oynuyoruz. Hakem o zamanlar Marmara Oteli'nin müdürü olan Nejat Şener. Maç 0-0 devam ediyordu. Son 15 dakikaya girdik. Galatasaraylı futbolcunun şutu ceza sahası içinde birimizin koluna çarptı ve hakem penaltı verdi. Gerçekte o pozisyon penaltı değildi. İtirazlar her zamanki gibi sonuç vermedi. Penaltıyı Metin Oktay kullandı ve 1-0 öne geçtiler. Son dakikada aynı pozisyon bizim lehimize oldu fakat hakem penaltı çalmadı. Büyük Burhan'ın şutu Galatasaraylı futbolcunun eline çarptı fakat dediğim gibi hakem penaltıyı es geçti. Es geçince de seyirci sahaya girdi. Biz de hükmen mağlup olduk. Böylece bizim şampiyonluk umudumuz bitti.

Bundan sonra hep Galatasaray'la tekrar karşılaşıp rövanşı almak istiyorduk. Bursaspor'la kupa maçı oynadık. Orada 1-0 mağlup olduk. Burada 2-0 yenerek Türkiye Kupası'nı aldık. Böylece Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Galatasaray ile oynama şansını elde ettik. Galatasaray şampiyonluk havasındaydı. Biz de haksız yere şampiyonluğun kaçtığını düşünüyorduk. Kızılcahamam'da 10 günlük kampa girdik. Maçın 10. dakikasında kornerden gol yedik. Akabinde gol attık ve beraberliği yakaladık ama bu sefer yine onlar öne geçti. Tekrar beraberliği sağladık. Bitime üç dakika kala Ender soldan getirdi; Fethi de golü attı. Galatasaray'ı 3-2 yenerek Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı aldık. Ertesi gün Eskişehir'de gezerken taraftarlarımız bizi fırçaladı. Çok şaşırdık. Maçı neden 2-2 bitirip uzatmaya götürmediğimizi sordular. Çünkü maç uzasaydı 6-2 biterdi diye düşünüyorlardı.

Not: Bu röportaj Eskişehirspor Kulübü Aylık Resmi Dergisi 7. sayısının 56. sayfasından alınmıştır.

8 Mart 2009 Pazar

Oradaydım

5 Mart 2009 Perşembe

Nedir bu öfke?

Hafta sonu İzmit İsmet Paşa Staadı'nda Kocaelispor ile karşılaşacağız. Bu maç için Kocaelispor taraftarının özel bir heves ve heyecan içinde olacağı kesin. Özellikle ilk maçta bizim tarafımızdan onlara karşı kötü tezahürat yapıldığı ve maç sonrasına olaylar yaşandığı için bize karşı büyük öfke duyuyorlar. Aslında normal karşılamak isterdim bu durumu ama malesef ben Kocaelispor taraftarının öfkelenerek bize karşı düşman kesilmesini hiç yakıştıramadım. Forumumuzda bir arkadaşın da yazmış olduğu gibi Kocaelispor daha lig düşmeden, taraftarı ligden düşmüş anladığım kadarıyla. Şu zamana kadar futbolun içinde kötü neler yeler yaşandı da böyle düşmanca davranışlar, hakaretler görülmedi. Arkadaşların forumlarında hakaret etmeyeni atıyorlar sanki. O kadar aşağılanmış arkadaşlar ki, gidip bir de yeni taraftar grubumuz Dişi Şimşekler üzerine de seviyesiz muhabbetler çeviriyorlar... Kocaelispor'u her Eskişehirli gibi sevsek te, kendilerine Kocaelispor 'taraftar'ı diyen bu tarz insanları Kocaelispor'a yakıştıramıyorum...

YTÜ'de ESESli Olmak

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde gelenekselleşen Eskişehirspor standımızı 4-5 Mart 2009 tarihleri arasında açtık. Çok güzel görüntülere sahne olan standımızdan birkaç fotoğraf:

2 Mart 2009 Pazartesi

1 Mart 2009 Pazar

Eskişehirspor 1-0 Kayserispor

Öncelikle takımımızı bu önemli galibiyet için kutluyorum. Soğuk havaya rağmen tribünleri dolduran taraftarlarımız da üzerine düşeni yapmaya çalıştı. Eskişehirspor adına sahada kazanma hırsını gördük. Futbolcularımız ağır saha koşullarına rağmen mükemmele yakın mücadele ettiler. Engin Baytar ve Batuhan ilk yarıda bazı anlaşmazlıklar yaşayınca zaman zaman tartıştılar. Fakat büyük taraftar devre arasında ikisini elele tribünlere çağırınca ikinci yarıda birbirleri ile daha olumlu diyaloglar kurdular. Engin hem ofansta hem de kritik müdahalelerle defansın önünde çok etkili oynadı. Golümüzü 7. dakikada Bülent Kocabey kaydetti. Sezonun ilk yarısında bizim için en önemli maçlardan biri olan Bursaspor maçında da golünü atmıştı. Oyunda kaldığı süre boyunca mücaleci bir oyun sergiledi. Defansta El Saka birkaç hatanın dışında güven vererek ve topu oyuna iyi sokarak oynadı. Vucko hava toplarındaki hakimiyetini iyi kullanarak kafa toplarının çoğunu kazandı. Koray ve Sezgin sağ ve sol tarafta hem defansif olarak hem de ofansif olarak iyi oynadılar. Defansif orta saha oyuncularımız Emre Toraman ve Bülent Ertuğrul da orta alanda Kayserispor'un ataklarını kesmekte başarılı oldular. Youla ve Batuhan ise önceki maçlara göre biraz daha etkisiz gözükseler de ileride topun bizde kalmasını sağlayarak atakların gelişimine yardımcı oldular. Son dakikalarda psikolojik olarak geri çekilen takımımızda oyuna sonradan giren Doğa orta alanda atakların kesilmesi yönünden doğru bir karardı.

Not:Fotoğraf için www.eskisehirspor.com dan sivri74 nickli Süleyman Bey'e teşekkür ederim.